Түрікше мәтін
alenin de âyet içerisinde dile getirilen emirlerin ve nehiylerin ehemmiyetine yoğunlaştığı, bizim tespit ettiğimiz hususlara pek temas etmediği mülahaza edilmiştir. Sadece Debreli Vildan Fâik’in, tefsirde rivâyetin öncelenmesi gerektiği ve Nahl sûresinin 90. âyetindeki ‘adl’, “îtâ-i zi’l-kurbâ” gibi kelime ve terkiplerin rivâyetlerde farklı anlamlandırıldığı türünden bazı detaylara işaret ettiği müşahede edilmiştir. Çalışmamızda âyetin doğru anlamının tespit edilebilmesi için erken döneme ait tefsir, İslam tarihi gibi kaynaklara müracaat edilmiştir. En kadim olanlarından başlamak suretiyle öncelikle rivâyet ağırlıklı tefsirlerde yer alan bilgiler, ardından islam tarihi kaynaklarından İbn İsh