Түрк тилиндеги текст
Mâtürîdî‟nin ifadesiyle haber-i rasûl; doğruluğu, getirdiği apaçık delillerle (mucizelerle) ortaya çıkan ve doğru olma bakımından kendinden daha açık bir haberin bulunmadığı haberdir. Haber-i rasûl, vahiy ve vahiy dıĢında kalan haber olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Haber-i rasûlden bir kısmı muhataplarınca “doğrudan” alınmaktadır. Peygamberden gelen haberlerin diğer bir kısmı ise “vasıtalar” (râviler) aracılığı ile bize ulaĢmaktadır. Bu yüzden Peygamberden bize ulaĢtığı bildirilen haberler ancak deliller vasıtasıyla ve aklî bir inceleme sonucunda kabul edilir veya edilmezler. Bu noktada Kur‟ân‟a arz metodunu geliĢtiren Mâtürîdî‟nin selefi Ebû Hanîfe de, Nebi‟den Kur‟ân‟a aykırı rivayette bu