Түрк тилиндеги текст
ile Ebû Hanîfe ve Mâturîdî gibi imân olgusundan hareket eden, fakat insanın aklî oluşumunu da bu imân üzere koymaya çalışan bir düşünür imajı çizerken, Ebû Hanîfe ve Mâturîdî’nin temsil ettiği akılcı-hadarî dinî söylemin7 bir temsilcisi olduğunu ortaya da koymaktadır8. Aklın vücut gemisinin dümeni olduğunu ifade eden şiirsel bir metin Erkânnâmelere söyle yansımıştır: “Vücut bir gemi akıl dümeni Fikir küreği, kulak yelkeni Göz gayharani Kullan gemiyi görelim seni”9 İmanın tanımı konusu gerek Hacı Bektaş Veli’nin Makalat’ında gerekse Erkânnâmelerde Mâturîdîlik-Bektâşîlik etkileşiminin en önemli yansımalarından biri olarak kabul edilebilir. Ebu Hanife’ye göre “imân dil ile ikrâr kalb ile tasdik