Түрк тилиндеги текст
olduğunu beyan eden Lutfi Paşa, bunun mahlukât ile müşterek olan kelam, semi, basar gibi isim/sıfatlardan bir ayrım amacıyla kullanıldığını, aralarında kadimlik, fazilet vs gibi açılardan bir fark bulunmadığını ifade etmektedir.38 Lutfi Paşa, Allah’ın nebisine vahyettiği kelâmın mahlûk olduğunu kabul etmemektedir. Yazı ve telaffuzlarımızın hâdis olduğunu, kendi fiilimiz olduğunu söyleyerek, Allah’ın sıfatı olan Kur’ân’ın ise kadim olduğunu ifade etmektedir. Mushaflarda yazılan, dillerde okunan, zihinlerde ezberlenen Kur’ân Allah’ın kadim olan sıfat-ı hakikisi olmayıp, bilakis bunlar hâdistir. Allah’ın kelamına hâdis diyenin kâfir olacağını ifade eden Lutfi Paşa, bu noktada sahabe ve tabiinin