Түрк тилиндеги текст
, tabiat kanunlarıyla/sünnetullah uyumlu bir metodoloji benimseyen bu düşünürler siyasi istikrarsızlıklar ve kültürel etkileşimlerin tetiklediği bir ortamda cisim, cevher, araz, illiyet, irade ve kader gibi temel ontolojik ve teolojik kavramları sistemleştirmişlerdir. Neticede kelâmcıların her ekolü kendi aklî istidlâl yöntemleri doğrultusunda Kur’ân nasslarını merkeze alan özgün birer doktrin inşa etmiştir.5 Söz konusu dönemde cereyan eden tartışmalardan biri de âlemin kıdemi ve hudûsu meselesi ekseninde kelâmcılar ile felsefeciler arasında vuku bulmuştur.6 Şerîf el-Murtazâ, tam da bu oluşumların birbiriyle mücadele ettiği ortam olan hicri beşinci yüzyılda, Mu‘tezilî-Şiî düşüncenin en güçlü