Türk dilindäki tekst
larak tartışmaya açtığı insanın fâilliği sorununa fiil kavramından hareketle yöneldi ve fiilin anlamları arasında bir ayırıma giderek bu anlamları varlıksal bir soruşturmaya tâbi tuttu.7 Sadrüşşerîa burada probleme yönelik “dört mukaddime” (el-mukaddimâtü’l-erbaa)8 ortaya atarak fiilin şey ve dolayısıyla mahlûk olmayan yönü olduğunu ileri sürdüğü yeni bir “fiil teorisi” ile karşımıza çıktı. Buna göre fiil ile; birinci olarak mastar ile hâsıl olan anlamın yani belirli bir fiilin işlenmesiyle kişide ortaya çıkan durumun; ikinci olarak da mastar anlamın yani fâilin söz konusu fiili varlığa getirmesinin (îkā‘) anlaşıldığını dile getirdi. O fiilin söz konusu iki anlamının karşılık geldiği varlık