Türk dilindäki tekst
460), Allah‟ın birliğine vakıf olmaya ve O‟na ve elçilerine iman etmeye götüren bilgiyi bu statüde kabul etmiĢ, akılların kendilerini aĢıp anlamaktan aciz kaldığı hususlarda istidlâlde bulunması gerektiğini ifade etmiĢtir. Buna göre ahiret mükafaatı ve azabının dünya lezzet ve elemleriyle idrak edilmesini istidlâlî ilim statüsünde kabul etmiĢtir. (Kitâbü't-Tevhîd, s. 67, 460). Buradan hareketle duyular, haber ve akıl üçlüsünün zarurî ve iktisabî/istidlâlî bilgi anlayıĢı yerine geçen bir tasnifleme olmadığı söylenebilir. Bu üçlü bir bilgi türü olmaktan ziyade, bilgi elde etme yollarına karĢılık gelir. Bu yollarla elde edilen ilim de zarurî ilim statüsünde değerlendirilmiĢtir. 10 bkz. M. Sait