Türk dilindäki tekst
bir şeyin isminin olmadığının iddia edilmesinde de aynı sonuç ortaya çıkardı.38 Daha açık bir ifadeyle İsmailî epistemoloji açısından baktığımızda isimle isim verilen (müsemmâ) arasında birliktelik oluşsaydı sonradan ortaya çıkan varlıklarla (şey) onların illeti olan ibda’ arasında da aynı sonuç ortaya çıkar; ibda’ da şey gibi var olandan meydana gelirdi. Oysa onların anlayışına göre yoklukla varlık arasındaki illet ibda’dır. Dolayısıyla ibda’ ile şey arasında bir anlamda isim-müsemmâ ilişkisi vardır. Yokluk ibda’ illeti ile varlık sahasına çıkmış ve şey olmuştur.39 el-Mâturîdî, Kitâbu’t-Tevhîd, s. 96, (Trc., s. 122). İsmailî epistemolojide ibda’ yoktan var etmeyi, şey ise var olandan meydan