Türk dilindäki tekst
enmeye başladığı bir dönemde Semerkand’ın bir mahallesi veya köyü olan Mâturîdî’de İslam ilimlerine aşırı düşkünlüğü ile bilinen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Ebû Mansûr Muhammed b. Muhammed el-Mâturîdî (333/944), İslam ilimlerinde kendisine, “şeyh, imam, şeyhülislâm, reîsü meşâyihi Semerkand” unvanları verilecek kadar yüksek bir mertebeye ulaşmıştı.1 el-Mâturîdî’nin İslam ilimlerine derin vukufiyetini, irili-ufaklı on beşin üzerine çıkan eserinde yeterince göstermiştir. Onun, günümüze ulaşan eserlerinin en önemlilerinden biri olan Kitâbü’t-Tevhîd, İslam’ın temeli olan tevhid konusunu ayrıntılı olarak ele alan muhteşem bir eserdir.2 İkincisi, Kur’an’ı ilk ayetinden son ayetine kada