Türk dilindäki tekst
î sıfatlar konusunda farklı düşünmektedirler.9 Aslında Mu‘tezile’nin sübûtî sıfatlar hakkındaki tavrı karşısında ortak tutum sergileyen iki Ehl-i sünnet âlimi arasındaki fiilî sıfat ihtilafı, lafzî bir ayrılıktan ibaret kabul edilmiştir. Örneğin Şâfiîlerin önemli âlimlerinden Sübkî bu ihtilâfın ne tekfir ne de bidatçilikle ithâmı gerektirmeyecek şekilde basit olduğunu söyler. Zirâ fiilî sıfatların ne varlığının ortaya konmasından ne de yokluğunun söylenmesinden Allah’a bir noksanlık gerekmez.10 Ali el-Kârî ve Gazzâlî’ye göre de fiilî sıfat hakkındaki tartışma dinin özünden olmayıp lafızdan ibaret bir ihtilâftır.11 Aslında hiçbir mezhep Allah’ın ilim, kudret ve irâdesinin etkisini inkâr etmem