Türk dilindäki tekst
Müellifin konuyu Ebû Mansûr Muhammed Mâtürîdî’nin mezhebi olarak bilinen Mâtürîdîlik ekseninde ele aldığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda Nahîfî, muhalif olarak yalnızca Cebriyye ile Mu‘tezile’nin görüşlerine yer vermekte, Kaderîleri de Mu‘tezile ile aynı kategoride ele almaktadır. Bâtıl ve bidat ehli olarak nitelendirdiği bu iki gruba karşılık hak olan fırkanın Mâtürîdîlik olduğunu vurgulamaktadır. Müellifin sünnîliğin diğer bir kolu olan Eş‘arîlikten hiç bahsetmemiş, konu çerçevesinde Mâtürîdîlerle Eş‘arîlerin ihtilaflı oldukları alanlara temas etmemiştir. Müellif, kader inancının imanla doğrudan ilişkisine temasla eserine başlamaktadır. Takrîrî metodu benimsediğini belirttiğimiz Nahîfî, kade