Türk dilindäki tekst
Debûsî, böyle bir kişinin iman etmek ve aklen bilinen, -nimete şükretmenin iyi olması, zulmün kötü olması gibi- zatı itibariyle hasen ve kabih fiilleri fark ederek bunlara göre yaşamakla mükellef olduğunu savunur. Yani insan şer‘î bildirimle muhatap olmadığında sadece Allah’a imanla ve temel iyi-kötü şeylere dair sağduyusuna göre hareket etmekle mükelleftir. 28 Bu görüş, şer‘î bildirim olmasa bile, akıl sahibi 23 Debûsî, Takvîm, s. 442-447. 24 Ebü’l-Yüsr el-Pezdevî, şer‘î bildirim ulaşmayan kişinin de imanla mükellef olduğu görüşünü Mâtürîdî’ye nispet eder ancak “Ehl-i sünnet ve’l-cemaatin, hitap olmadan hiçbir konuda mükellefiyet olmadığı görüşünde olduğunu” söyler. Yine Ebü’l-Yüsr, Mâtür