Türk dilindäki tekst
er özelliklerini te’vil etmeden Allah’a nisbet eden Müşebbihe ve Mücessime türü anlayışlar zuhûr etmiş, “Haberî sıfatlar” denilen bu nitelikler kelâm tarihinde problem oluşturmuştur.6 Sıfatları teşbih ve tecsime düşme korkusuyla muhtemel ilk dönem Ehl-i Sünnet kelâmcıları haberî sıfatların te’vilini câiz görmemiş, “bilakeyf/ keyfiyetsiz” anlayışına sahip olmuşlardır. Mu’tezile ve Müteahhirûn Kelâm Dönemi7 âlimleri bu 2 Ebû Nasr el-Fârâbî, İhsaü’l-Ulûm, neşr. Osman M. Emîn, Kahire, 1931, s. 125; İbn Haldun, Mukaddime, çev. Zakir Kâdîri Ugan, İstanbul, 1989, II/1073; İzmirli İ.Hakkı, Yeni İlm-i Kelâm, İstanbul, 1341, I/3; Ömer N.Bilmen, Muvazzah ilm-i Kelam Dersleri, İstanbul, trs., s. 3. 3 E