Türk dilindäki tekst
u ifadeleriyle hadislerin anlaşılması noktasında bir metot geliştirerek Kur’ân ve sünnetin birlikteliğine, aralarında herhangi bir çelişki ve aykırılık bulunmadığına dikkat çekmektedir. Onun bu ifadelerini hadisleri reddetme olarak algılamak son derece tutarsız bir yaklaşımdır. Zira Ebû Hanîfe’nin mezkûr ifadelerinin akabinde “Resûlullah’ın konuştuğu her şey biz ister işitelim, isterse de işitmeyelim başımız gözümüz üstünedir. Bu sözlere iman eder ve bu lafızların Peygamberin söylediği gibi olduğuna şehadet ederiz.” şeklindeki ifadeleri bu durumu net bir şekilde anlamamız için yeterlidir. (bk. Ebû Ḥanîfe, el-Âlim ve’l-Müteallim, 28). Ebû Ḥanîfe’nin hadisleri teşrîî bir kaynak olarak görme no