Türk dilindäki tekst
” dediklerini, onları “ِ َّ بَنَاتُ للا: Allah’ın kızları” sıfatıyla andıklarını ve O’nun katında kendilerine şefaatçi olacaklarına inandıklarını belirten en eski müellif, gördüğümüz kadarıyla İbnü’l-Kelbî’dir (v. 204/819). Daha sonraki tarihçilerden Yâkut da bunu teyit etmiştir.3 Yüce Allah söz konusu putlardan bahisle Necm sûresinde şöyle buyurmaktadır: “Siz Lât’ı ve Uzzâ’yı gördünüz mü? Diğer üçüncü olan Menât’ı da (gördünüz mü? [Onlar hakkında ne dersiniz?]). Erkek sizin de dişi mi O’nun (Allah’ın)? Öyleyse bu çok insafsızca bir taksim! Onlar (putlar), sizin ve babalarınızın takmış olduğu birtakım isimlerden başka bir şey değiller! Allah ise onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. O