Türk dilindäki tekst
lcisi olması,25 özellikle yazdığı akâid eserleriyle bölgede donuklaşmaya başlayan Eş’ariliği tekrar ihya etmenin yanı sıra bu eserleriyle kelâm eğitiminde başat bir rol oynaması, kendisinden sonraki devre damgasını vurması26 ve bu noktada çözüm amaçlı akâid yöntemini kullanarak akıl-nakil dengesini gözetme amacı güden bir çizgide yer alması27 daha iyi anlaşılmaktadır. Mukaddemen verilen bilgiler ışığında Muhammed Senûsî’nin teoride kalmadığı aksine bunu pratikle birleştirme çabasında olduğunu söylemek mümkündür. Bu bakımdan kelâma vukûfiyeti, zühd içerikli ve zikirle yoğrulmuş bir hayat felsefesini benimsemesi, devlet ricâlinin ilgisine rağmen Bkz. Çelik, “Senûsî’nin Kelâm Anlayışı”, 66-75,