Türk dilindäki tekst
lamında orjinalite yokluğuyla birlikte hacimsel bir artışın varlığından söz edilebilir (Watt, 2004:191) ve bu dönem İslam tefekkürünün kelâmî sahada bir duraklama ve gerileme devresi sayılabilir. Ancak altı asır kadar süren bu uzun dönemde özgün eserlerin yazılmadığını söylemek de oldukça zordur. Çünkü bu devrede önemli bazı kelâmî meseleler hakkında elfaz-ı küfür, kader ve isbat-ı vacib gibi müstakil risalelerin de meydana getirildiği görülmektedir. (Topaloğlu, 1993:34-35) İlimlerin ve fikirlerin gelişim sürecine baktığımızda büyük sıçramalara dayanıklılık ve süreklilik sağlayan, hatta onların neden atılım ve sıçrama sayıldıklarını gösteren şey tadil, tashih ve şerh yönündeki metodik müdaha