Türk dilindäki tekst
mesine cevaz verenler, ilâhî bilginin tümeli olmadığını bilmemiz gibi tümel (küllî) olmayan bir varlığa ilişkin bilginin olmasını da caiz görürler (Eşarî, 1950: II/76; Bağdâdî, 1928: 31). İnsânî bilginin mahiyeti konusunda ise ilk dönem kelamcılar arasında tam bir birlikten söz edilemez. Örneğin, görme engellinin zihninde (kalp) renk bilgisinin yaratılmasını mümkün gören (Eşarî, 1950: II/105) veya sesin havada naklini mümkün görmeyen (Eşarî, 1950: II/99) görüşlerin olması, bize zorunlu ve istidlâlî bilginin farklı anlaşıldığını göstermektedir. Ebû Muhammed Hişâm b. el-Hakem’e (ö.179/795) göre bütün bilgiler zorunludur; ancak nazar ve istidlal yoluyla meydana gelir. İnsan sonradan meydana gel