Türk dilindäki tekst
ardı edilmemesi gerektiği kanısındayım. Kur'an'ın bütün söylediklerinin/Hz. Peygamber'in' bütün söylediklerinin belli bir kesime hitap ettiğini düşünüyor ve iddia ediyorsak, onun da; on üç yılı Mekke'de on yılı da Medine'de geçmişse, o zaman Mekke ve Mecİine'yi bütün örfüyle, kültürel, sosyal ve dini hayatıyla -zaten dil de bütün bu hususları yansıtan bir olgudur- bir bütün olarak ele almak zorunda olduğumuz açıktır. Çünkü gerek Kur'an'ın gerekse Allah Resulü'nün her söylediğinin göstergesi,· bizz~t ve doğrudan o toplum içindedir. Bu tebliğ, Felak ve Nas Surelerinin (muavvizeteyn) Mekl{e'de mi yoksa Medine'de mi indiği hususunu ele almak hedefindedir.