Türk dilindäki tekst
erkezleri olma özelliği kazandırmıştır.1 Mâveraünnehir’den Anadolu’ya, Endülüs’ten Kuzey Afrika’ya kadar pek çok bölgeden, ilim taliplerinin teveccüh ettiği Memlûk ülkesi, hoca ve talebelere sağladığı ciddi imkânlarla tam bir cazibe merkezi haline gelmiştir. Kutbeddin eş-Şîrâzî (öl. 710/1311), Kutbeddin er-Râzî (öl. 766/1365), Ebû Hayyân el-Endelüsî (öl. 786/1384), İbn Haldûn (öl. 808/1406), Ekmeleddin el-Bâbertî, Molla Fenârî (öl. 834/1431), Seyyid Şerîf el-Cürcânî (öl. 816/1413), Muhyiddin el-Kâfiyeci (öl. 879/1474) ve Molla Gürânî (öl. 893/1488) gibi farklı coğrafyalardan gelen âlimler, bu bölgedeki ilmî faaliyetlere ciddi bir zenginlik katmışlardır.2 Memlûkler öncesi dönemde, İslâmî ilim