Türk dilindäki tekst
onlara bir cebr unsuru olarak yüklenmemiş, yine kâfire iman; fasıka itaat emri onlar açısından muhal bir iş ile teklif pozisyonuna gelmemiştir.83 Sırrı Girîdî,84 Manastırlı İsmail Hakkı (1846-1912),85 İzmirli İsmail Hakkı86 ve Ömer Nasuhi Bilmen (1883- 1971) de ilahi iradenin taallukunun kulun iradesine göre şekillendiğini teyit eder.87 Öte yandan Süleyman Sırrı, kulun iradesini yönlendirdiği alana ilahi iradenin taalluku ile beşeri fiillerin gerçekleştiğini ifade ederken bu iki iradenin arasındaki