Turk tilidagi matn
Ebu’l-Muîn en-Nesefî’nin tekvîn konusunu işlerken kendisinden önceki Hanefîlerden farklı bir sâikle meseleyi ele aldığı görülmektedir. Söz konusu sâik, kimi çevrelerin tekvîn sıfatını kabul etmelerinden dolayı bölgedeki Hanefîleri, Ebû Hanîfe’nin savunmadığı, dolayısıyla selefe dayanmayan bir görüşü savunmakla, yani bidatçilikle suçlamalarıdır. Böyle bir ithamla muhtemelen daha önce karşılaşmayan ya da bunu dikkate almamış olan Hanefîlerin aksine Nesefî, bunu oldukça önemsemiş ve kapsamlı eseri Tabsıratu’l Edille’de oldukça uzun şekilde ve adeta bütün Hanefî geleneği baştan sonra tarayarak kapsamlı cevap verme ihtiyacı hissetmiştir. Nesefî’nin bu çabasındaki tek gayesi, Hanefîlerin, Yüce All