Turk tilidagi matn
üfrüne hükmedilmeyeceğini; böyle bir kişinin ancak günahkar bir mümin sayılacağını belirtmiştir.52 Bu görüşünden dolayı Ebû Hanîfe Mürciî olarak isimlendirilmiştir. Ebu’l-Hasan el-Eş’arî (ö.324/936) ise, Ebû Hanîfe çizgisinde kalarak “zina, hırsızlık, içki gibi bir günahı işleyeni tekfir etmeyiz ancak bu haramı, helal kabul edip dinin esaslarıyla oynuyorsa o zaman tekfir ederiz” demiştir.53 Günah işleyen kimsenin “el-menzile beyne’l-menzileteyn” hükmünde olamayacağını, katl fiilini işleyene katil, fıskı işleyene de fasık denildiği gibi, iman edip de günah işlese de iman eden kimseye mümin denileceğini söylemiştir.54 Mâtürîdî (ö.333/944) de günahların küçük ve büyük olarak ayrılması gerektiği