Turk tilidagi matn
lerinin yok edilmesiyle onların saptırılabileceğini, sevap ve cennet yolundan uzaklaşmalarının da bir dalâlet olduğunu belirtmişlerdir.22 Bazı âyetlerden hareketle Allah’ın kullarından doğru yoldan uzaklaştırmak istediklerini onların kalplerini mühürleyerek ve iman etmelerine perdeler koyarak bunu gerçekleştirdiğini de ifade etmişlerdir.23 Mâtürîdî kelamcılar da hidâyet-dalâlet meselesini ele almışlardır. Örneğin Ebû Mansûr el-Mâtürîdî (ö. 333/944) Allah’ın hidâyete erdirmek istediğinin kalbini İslam’a açacağını beyan eden âyeti24 yorumlarken kişinin İslam’ı seçtiği için kalbinin açılmasının değil, kalbinin açıldıktan sonra İslam’a geçmesinin söz konusu olduğunu savunmuştur.25 Aynı ây