Turk tilidagi matn
ru Muhammedî” gibi fikirler üzerinden de konu savunulmuştur.23 Buna göre peygamberin anne ve babasının ehl-i necat olduğu, vahye muhatap olup olmamak, aklın kişiyi mesul tutmakta yalnız başına yeterli olup olmadığından bağımsız ve onunla bağlantısız faktörler üzerinden ele alınarak tartışılmıştır. Bu yaklaşıma göre; “Hz. Peygamber’in Hz. Âdem’e kadar olan soyunun küfürden uzak olduğu, dolayısıyla da ebeveyn-i Resûlün de mümin ve ehl-i necât olduğu görüşü savunulmuştur.”24 Bu aşırı uçların tartışmayı belirlediği zeminde Kâtip Çelebi’nin önerisi; bu konuda hüsn-i zan taşıyarak ‘Hz. Peygamber’in anne babasının mümin olmaları umulur’ demekle yetinmeleri ve terk-i edep edip de ‘onlar kâfirdir’ de