Turk tilidagi matn
çukluların, devletlerini kuruncaya kadar yaklaşık bir asra yakın gezindikleri başta Harezm ve Horasan gibi bölgeler, Hanefî-Mu’tezilî birlikteliğine hiç de yabancı olmayan bölgelerdir. Bu birlikteliğin Hanefî mezhebine mensup olan hanedanın Mu’tezile’ye ilgi duymasına yol açtığı kuşkusuzdur. Đlk Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey döneminde Mu’tezile’nin Eş’arîler üzerinde kurduğu baskı, her ne kadar Sultan’ın doğrudan bu baskıyla ilgili bir emriyle olmasa da3, Tuğrul Bey’in Mu’tezile’ye yakın durduğu da olayların seyrinden anlaşılmaktadır. Bunun da ötesinde, tarih kaynaklarında bazı Selçuklu sultan ve hanedanlarının Mu’tezilî itikada sahip bulunduğunu gösteren bilgiler mevcuttur. Selçuklu sultan ve