Turk tilidagi matn
lüman birbiriyle dost olsalar, hangisinin makamý ve mevkii daha yüce ve üstün ise farklý muamele olmasýn diye hepsi de yüce makamdakilerin yüzü suyu hürmetine ayný makamda olurlar. Yani yüksek derecede olaný aþaðý mertebeye indirmez. Burhâneddîn bu durumun Allah’ý gönülden sevenlere bir lütuf ve baðýþ olduðunu vurgular.4 O, “Ýman edenler ise daha çok Allah’ý severler.”5 ayetindeki daha çok sevmenin ilk þartýnýn, kendi istek ve arzularýný bir yana býrakarak iman sahibi olmak olarak açýklar.6 Çünkü iman, Hz. Muhammed’in hak peygamber olduðunu ve haber verdiði þeylerde doðru olduðuna güvenmek ve tasdik etmektir.7 Ýman, amellerin boþa gitmemesi için bir delil ve þarttýr.8 Gönüldeki imanýn pratið