Turk tilidagi matn
aya geri döndürülseler de kendilerine yasaklanan şeyleri tekrar yapacakları bildirilmiştir.35 Kâfirlerin ahirette gördüğü azap, aslında Firavun’un yaşadığı helâk korkusundan daha şiddetlidir. Onlar bu azaptan kurtulmak için iman ederler; Firavun da azabı gördüğü anda iman etmiş, ama bu imanı geçerli görülmemiştir. Diğer taraftan iman ve İslâm, kişinin “nefsini Allah’a teslim etmesi” demektir. Kişinin nefsi kendi elinden çıktıktan sonra Allah’a teslim olması olanaksızdır. Çünkü nefsi artık kendi kontrolünde değildir. Dolayısıyla -Firavun örneğinde olduğu gibi- artık helâkin kaçınılmaz olduğu bir anda iman etmek kabul görmeyecektir.36 Ebü’l-Muîn en-Nesefî (v. 508/115) de yeis ve be’s halinde g