Turk tilidagi matn
inden biri olarak geçen Mümin kelimesi Allah’ın kullarını zulümden koruması onları korkulardan emin kılması anlamında yorumlanmıştır.22 Epistemik mevzular söz konusu olduğunda ise Allah’ın dostlarını doğrulaması anlamında kullanılmıştır.23 İman lafzı, Arap dilinde genel bir tasdik manasındayken, şeriatta Allah ve Resulü'nün getirdiği kesin bilgileri doğrulamak şeklindeki özel bir anlama nakledilmiştir. İmânın ıstılahî anlamı da dinîn teklifî boyutunun muvazenesinde şekillenmiştir. Şer‘î bağlamda imân, Hz. Abdülmuhsin Sultan (Beyrut: Dâru’l-Fikr, 1979), “emn” md.; Ebû Hilâl el-Askerî (ö. 395), el-Furûku’l-Lugaviyye (Kahire: Dâru’l-İlm, ts.), “emn” md; Muhammed b. Mükerrem İbn Manzûr (ö. 711),