Turk tilidagi matn
lın kapasitesinin de sınırlı olmasından yola çıkarak Allah'ın varlığın:rcı ispab gibi dinin ilk ilkeleri dışında itikad1 ve şer'! alanda akla mutlak ve müstakil bir konum vermekten kaçınmışlar, akıl ve nakil birlikteliğini esas almışlardır. Diğer bir ifadeyle vahyin otoritesi üzerine kurulu bir sistematiği hedef- lediklerinden, sağlam yani mukaddimelerinde herhangi bir yanlışlık ihtimali görünmeyen akli bilgi ile kesin yani vürUdunda herhangi bir problem bu4 Kadi Abdülcebbar b. Ahmed el-Hemedaru, el-Muğnlfi ebviibi't-tevhld (nşr. Muhammed Ali Neccar ve AbdülHalim Neccar), Kahire: ed_Darü'l-Mısriyye li't-te'lif, 1963, XI, 58-59; I<ıvamüddin Mankdim, Şerlıu Usuli'l-hamse (nşr. Abdülkerim 'Us