Turk tilidagi matn
bana.”7 ُ َ آلفت فالنا: “Bir kimseyi bir şeye alıştırdım (ona bağladım), böylece onu ona ْ ُ sevdirdim; bu işleme de ‘îlâf’ (alıştırma, ülfet ettirme) denir.” ش ٍ ِ ِ۪ليَل ِف قريdeki anlam budur. Yani Kureyş bu ticarete öylesine alıştırıldı ki bir daha onu bırakmadılar. Îlâf kelimesinin başındaki lam harfi önceki sûreye (Fîl) bağlıdır ve “Kureyş bu iki seyahate güven içerisinde alışsın diye Allah Fil ordusunu 4 Mecdüddîn Ebû Tahir Muhammed b. Ya’kub el-Fîrûzâbâdî, el-Kâmûsu’l-muhît, thk. Muhammed Naîm el-Arkasûsî vd. (Beyrut-Lübnan: Müessesetü’r-Risâle li’t-Tıbae ve’n-Neşr ve’t-Tevzî, 2005), E-L-F mad., 1/460. 1/792. 5 Ebu Nasr İsmail b. Hammâd el-Cevherî, es-Sıhah fi’l-Luga ve’l-u