Turk tilidagi matn
Eşari ise doğru ve yanlış bakkındaki hükmü akla .değil doğrudan vabye dayandırmıştır. Vahiy ve peygamber olmadan akla J;ıiçbir mükellefiyet atfetmez. Çünkü aklı kafi görmez. Ma turidi ve Eşari 'nin ortak kanaatleridir ki; akıl ve nak.lin tenakuzlu gibi gö~düğü yerde nakil tercih olunur. Bu bağlam da Abduh, Maturidi ve Eşari ekolden de ayrılmaktadır. Dolayısıyla Abduh 'un kendine has bir akılcı metodu olduğunu söylemek mümkündür. Nitekim ne Mu'tezile gibi neredeyse salt akılcıdır; ne de Maturidi ve Eşari gibi akıl-na kil terazisinde, nakli ağır bastırmaktatır. Muhammed Abduh 'un akılcı h ğı daha çok akli verileri sonuna kadar kullanıp, aklın acziyetinin kaçınılmaz olduğu noktada nakle dayan