Turk tilidagi matn
ederek konuyu hüsn (iyilik) kubh (kötülük) meselesine taşıyan Karsî, bu mesele hakkındaki malumatı verip kanaatini bildirdikten sonra meseleyi Sadrüşşerîa’nın (v. 747/1346) fıkıh usulüne dair Tenkîhu’l-usûl adlı eseri üzerine yazdığı şerh olan et-Tavzîh’deki “dört mukaddime”19 bahsine atıfla anlattığını söylemiştir.20 Burada Karsî ilk olarak amelin mutlak anlamının “vücudun tamamının veya bir kısmının hareket etmesi” şeklinde tanımlandığını, bu anlamın fıkıh terminolojisinde “organların ihtiyarî fiili” şeklinde kabul edildiğini söylemektedir.21 Karsî, hüsn ve kubh meselesinde Mâturîdî görüşü savunan yaklaşımın bir sonucu olarak, salih amelin öncelikle naklî delil ve aklî teyit yoluyla uygun