Turk tilidagi matn
olarak Allah’ı zikreden tâcirler olduğu şeklinde yorumlar bulunmaktadır. Ayrıca bu âyeti öncesindeki 35 ve 36. âyetlerle birlikte değerlendiren Taberî, İbn Ebi Hâtim, Semerkandî, Baklî, İbn Kesîr, Ebüssuûd, İsmail Hakkı Bursevî, Mehâimî, Âlûsî, İbn Âşûr ve Derveze gibi müfessirlerin övülen insanların, kalblerindeki iman nuru misbaha benzetilen kemâl ehli mü’minler olduklarını, bundan dolayı âyetteki zikir kelimesiyle devamlılığı kesilmeyen kalbî zikrin57 anlatıldığını tercih ettikleri görülmekte