النص التركي
İşte bundan dolayı, el-Mâturîdî’nin, Kur’an’ı Ebû Hanîfe çizgisinde yorumlamak ve âdetâ Ebû Hanîfe’nin haklılığını ve doğruluğunu göstermek için yazdığı izlenimini veren hacimli eserini “tefsîr” değil, “te’vîl” olarak görmesinin ve ona Te’vîlât-u Ehli’s-Sünne veya Te’vîlâtu’l-Kur’ân a dını vermesinin sebebi bu olsa gerektir. el-Mâturîdî’nin “te’vîl” üzerinde ısrar etmesinin bir diğer sebebi de, onun bir “bilgi” olarak “vahiy”le, yani Kur’an’la ilgili görüşleridir. Genel olarak Te’vîlât’taki açıklamalar göz önünde bulundurulduğunda, anlaşılmaktadır ki, gönderilen “ilâhî bilgi”nin dünyada herhangi bir dil ile ifade edilebilmesi, o dilde taşıdığı anlama göre anlaşılması gerektiğinin bir delilid