النص التركي
tva meclisinin başına geçmeye zorlamıştır.25 Teklifi kabul etmeyen Ebû Hanîfe, 130/747 yılında hac bahanesiyle Mekke’ye kaçmak zorunda kalmış ve bu durum Abbasi halifesi Mansur’un hilafetine kadar böyle devam etmiştir.26 Ebû Hanîfe’nin, bizzat kendisi ile çevresinin “Mürciî” olarak itham edilip aleyhinde kara propagandaların yapıldığını, arkadaşı Osman elBettî’ye yazdığı mektupta da görmekteyiz.27 Onun burada kendisine yakıştırılan Mürciî sıfatını reddetmesi, bununla birlikte “ircâ” söylemine açık bir şekilde sahip çıkması28 tesadüf değildir. Anlaşıldığına göre Ebû Hanîfe açık hedef29 olarak gösterilmekten büyük rahatsızlık duymuş ve bu sıfatla nitelenmekten sakınmıştır. 3. Ebû Hanîfe-Mürcie