النص التركي
ki asırdan sonraki ulema arasında bu kıssayı kabul edenlerin sayısı oldukça fazladır.17 İbn Hacer’in ve diğer alimlerin değerlendirmelerinde usul açısından herhangi bir problem görünmemektedir. Çünkü Ebû Hanîfe (ö. 150/767), Şâfiî (ö. 204/819) ve onların takipçileri başta olmak üzere İslam alimlerinin kahir ekseriyeti mahrecinin (kaynağının, tâbiînden olan râvîsinin) sağlam olması ve başka bir yönden rivayet edilmesi şartıyla mürselleri delil olarak kabul etmişlerdir. 18 Garânîk meselesi bu genel kabulün bir istisnası değildir. Kaldı ki, bu mürseller içerisinde ravileri Buhârî (ö. 256/870) ve Müslim’in (ö. 261/875) şartlarını taşıyanlar bile vardır.19 Öte yandan İbn Abbas’a isnat edilen riva