Türkcə Mətn
ta şöyle demektedir: “Bu sözün (yani tekvînin ezeli olduğunu söylemenin) selef arasında aslı olmayan ve imamlardan da kimsenin söylemediği türedi (hâdis) bir söz olduğu iddiası bâtıl olup selef mezhebini bilmemekten kaynaklanmaktadır. Genel olarak selefin, özel olarak da Ebû Hanîfe ashabının fikirlerini bilen Ebû Cafer et-Tahâvî, el-Akâid adlı kitabında şöyle demektedir: ‘[…] [Allah] mahlûkatı yaratmadan önce de ezelî sıfatlarıyla kadîmdir. Mahlukâtın yaratılmasıyla Allah’a kendisinde olmayan herhangi bir sıfat eklenmiş değildir. O henüz kendisini rab edinecekler yokken rablık (rubûbiyyet) sıfatına sahip olduğu gibi henüz mahlûkat yokken de hâlik sıfatına sahiptir”.10 Ebu’l-Muîn en-Nesefî,