Türkcə Mətn
(Bağdâdî, 2002, 22).1 Burada Mâtürîdî’nin kendine özgü/n epistemik sisteminin varlığından söz edilebilir. Rudolph bu konuyu önemsemektedir: Mâtürîdî “mümkün olduğunca bir tezi başka bir tezden üretmeye çalışmıştı. Bunu kendisinden önce Maveraünnehir’de hiçbir selefi yapmamıştı. Çünkü onun kendi düşüncelerini yansıtabilen ve bu düşüncesini başka kaynaklar ile hesaba çeken sağlam temellere oturtulmuş yapısal bir epistemolojiye sahipti.” (Rudolph, 2017, 503). Mâtürîdî’nin bazı ayetlere ilişkin yorumlarda, ictihâdların meşrûiyetlerine atıf yapması da aklın lehine olumlu bir referans olarak kabul edilebilir. Şöyle ki Nisa Sûresinin 105. ayeti2 hakkında şunları dile getirmektedir: “Bu ilahi beyan