Türkcə Mətn
150/767), Ebû Mansûr el-Mâtürîdî ve Ömer en-Nesefi (ö. 537/1142) ile sınırlı tutulmuştur. Bu çerçevede öncelikle Ebû Hanife’nin Kur’ân âyetlerine yönelik tasnifi ile tefsir kaynaklarının Kur’ân’ı anlamadaki rolü üzerinde durulmuştur. Ardından Mâtürîdî’nin bilgi nazariyesine temas edilmiştir. Zira Mâtürîdî, Te’vîlâtü’l-Kur’ân adlı eserini esasen bilgi nazariyesi merkezinde oluşturmuştur. Bu husus aynı zamanda onun, söz konusu eserinin girişinde zikrettiği şartların daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacaktır. Bunun içinde makalede Te’vîlâtü’l-Kur’ân şarihi Alâüddîn es-Semerkandî’nin (ö. 539/1144) açıklamalarından yararlanılmıştır. Tefsir Geleneğinde Hanefî-Mâtürîdî çizgisinin takip edildiğin