Türkcə Mətn
20 el-Mâturîdî, Te’vilâtü’l-Kur’ân, III/312; V/39-40, 410; VI/23, 248; VII/97. 21 el-Mâturîdî, Te’vilâtü’l-Kur’ân, I/38; III/261; VI/248. 22 5. Maide, 41. 23 49. Hucurat,14. 13 14 414 mektedir. Eğer iman sadece dil ile oluşsaydı bedeviler bunu ifade edince kendiliğinden sadık kimseler konumuna girerlerdi. Aynı şekilde Mâturîdî “Münafıklar mutlaka sizden olduklarına dair yemin ederler. Hâlbuki onlar sizden değildir”24 ayetini zikrederek iman için sadece dil ile ikrarın yeterli olamayacağını delillendirmektedir.25 Hacı Bektaş Veli’nin kabul ettiği imân, dil ve gönül üzere olan imandır: “İmanın herkesçe bilineni; kalp ile tasdik, dil ile ikrar olduğudur. Kim Çalap Tanrı’ya gönülden tanık