Türkcə Mətn
ir ihtiyar verildiğini ve Maturidilerin Eş’arilerle arasındaki farkı şu ince eleştirel beytiyle açıklamaktadır: “Ebû’l-Mansûr Şeyh Mâturîdî, Hanefî mezhebi dehrin ferîdi. Ne tefvize ne cebre meyledendir, ol, emr-i beyne emreyn gidendir. Hudâ halıktır, ancak abd kâsib, bu tahkik üzeredir bu söz münasip. Tavassut-u cebre zâhib Eş’arî’dir, bular da küfr-i bid’atten berîdir. Belî dir (söyler) Eş’arî, ey dil-nigârım, benim muhtar yoktur ihtiyarım. Biraz var medhal-i fiilimde ehlim, mücerred fiile ancak bir mahallim. Muvahhid-i i’tizâlîden ne lâyık, ibadullah dir fiilini hâlık. Kibâr-ı Maverâünnehr bîhad, didi hâl-i Mecus bundan es’ad. Aceb zemmoldu ol kavm-i habîsi, Mecus-i hazihi’l ümmetnin hadî