Türkcə Mətn
ahür etmekte yani o sıfatın mazharı olmakta, kelam-ı ilahî ile mecazen sıfatlanmaktadır.28 En kapsamlı isim olan ve bundan dolayı da İsm-i Azam denilen Allah isminin mazharı ‘Hakikat-i Muhammediyye’dir. İbnü’l-Arabî’ye göre ‘Hakikat-i Muhammediyye’ ezelî nur olması bakımından âlemi yaratma ilkesi ve onun aslıdır.29 Varlık şeklinde zahir olan ilâhî tecellinin ilk aşamasıdır. İbnü’l-Arabî, varlığın bütün hakikatlerini barındırması ve bu özelliğiyle Allah isminin mazharı olması nedeniyle ‘Hakikat-i Muhammediyye’yi insan-ı kâmil olarak adlandırır.30 Ona göre her varlık hayatını ve ilmini ‘Hakîkat-i Muhammediyye’den alan Allah’ın sayısız kelimelerinden birisidir. Çünkü her şey, zât-ı ilâhînin ve