Türkcə Mətn
erindeki Ebû Hanîfe etkisi ise görüşlerini doğrudan Ebû Hanîfe’ye atfettiği yaklaşımlarla temellendirmesinin yanı sıra, tıpkı onun gibi imanın tasdik ve ikrar şeklinde iki rükünden müteşekkil olduğunu (s. 203, str. 15-16; s. 227, str. 8-9),20 kâfirler için kabir azabını reddedenin küfre düşeceğini (s. 255, str. 13-16) kabul etmesi,21 imanın artıp eksilmeyeceği ve kelâm ile iştigal etmenin gerekliliği gibi hususlarda Ebû Hanîfe’nin istidlâlini kullanması (s. 214, str. 7-11, s. 339, str. 10 vd.)22 örnekleriyle bâriz biçimde görülmektedir. Mâmâfih bu, Ebû Hanîfe’ye mutlak ve şartsız ittibâ ettiği anlamına gelmez. Her ne kadar Ebû Hanîfe’nin izinden giderek kâinattaki veriler üzerinde nazar ve t