Türkcə Mətn
u da kadılık gibi resmî görevlerde bulunmuş kimselerin bulunduğu bir gelenekten gelmekteydi, ancak yetiştiği ortamda büyük ölçüde Hanbelîler hâkimdi.30 Doğudaki Hanefîler tekvin (yaratma) sıfatının Allah’ın ezeli sıfatlarından biri olup olmadığı konusu ve marifetullahın aklen mi yoksa naklen mi vacip olduğu gibi kelami konularda Eş‘arîlerle esaslı tartışmalar ve münakaşalar yaşarken31, Batıdaki Hanefîlerin derdi bölgede Ebû Hanîfe’nin hadisleri bilmediği veya yeterince dikkate almadığı yönündeki eleştiriler karşısında hadisi Hanefîliğin merkezine yerleştirebilmek ve Hanefî fıkhını hadislere dayandırabilmekti.32 Sıbtu İbni’l-Cevzî Îsâru’l-İnsâf adlı eserinde Hanefî mezhebinin görüşlerini, had