Türkcə Mətn
Nesefî’nin bu çabasındaki tek gayesi, Hanefîlerin, Yüce Allah’ın müstakil ve ezelî bir sıfatı olarak dile getirmiş oldukları tekvîn savunusunun bidat olmayıp selefe dayandığını ispat etmektir. Nesefî, bunu ispat için Ebû Cafer et-Tahâvî’nin el-Akîde eserine atıfta bulunmaktadır. O, el-Akîde’den alıntıladığı cümleleri, ezeli bir tekvîn sıfatını kabul etmenin selefe dayandığının ilk ve en önemli delili olarak kullanır. Nesefî, tekvîn sıfatını savunmanın bidat olmayıp selefe dayandığını ispat için Tahâvî’nin el-Akîde’sinden şu sözlerle alıntıda bulunur: “[Tekvînin ezelî olduğu fikrinin], selef arasında aslı olmayan ve imamlardan da kimsenin söylemediği türedi (hadis) bir söz olduğu iddiası bat