Türkcə Mətn
Kûfe birçok farklı kültür ve medeniyetle yakın temas içinde olan, Arap, mevâlî, köle, zimmî gibi sosyal grupların bulunduğu, üstelik farklı siyasî ve fikrî hareketlerin yoğunlaştığı bir merkez durumundaydı. Ehl-i re’ye karşı özellikle Hicazlılar ve muhaddisler tarafından takınılan tavrın sebeplerinden birisi de Arap-mevâlî çekişmesi olarak gösterilebilir.1 Zira Hadis taraftarlarının teşekkülünde en fazla rol oynayan ve daha sonra kendi adlarına nispetle fıkıh mezhepleri kurulmuş olan İmam Mâlik, Şâfi’î, ve Ahmed b. Hanbel’in her üçü de Araptır. Arapların yaşantıları ve kültürlerinde önceden beri var olanlara bağlılık anlamındaki sünnet telakkileri, onlarda; Kitap, Sünnet, sahabe ve tâbiûna i