Türkcə Mətn
Çünkü bu durumlar kabul edildiği takdirde Allah’ın zâtı süflî ve ulvî cisimlerle karışmış, gökler ve yerdeki varlıklar O’nun zâtına hulûl etmiş olurdu. Yine bu, 5 Bk. Mâtürîdî, Kitâbü’t-Tevhîd, s. 171-173; Nûreddin es-Sâbûnî, el-Bidâye fî Usûli’d-Dîn, s. 23-25; Fahreddin er-Râzî, el-Muhassal, s. 157-161; Beyzâvî, Tavâliu’l-Envâr, s. 170; Şemseddin el-Isfehânî, Kitâbü’l-Kavâidi’l-Külliyye, s. 329-331; Teftâzânî, Şerhu’l-Akâid, s. 92; Aliyyü’l-Kârî, Şerhu Kitâbi Fıkhi’l-Ekber, s. 65. İTOBİAD KONGRE/18 | I. International Congress of Human and Social Sciences Research Allah’ın zâtının gökler ve yeryüzünden ayrılamayacağı ve O’nun zâtının cüzlerden oluştuğu anlamına gelirdi. Ayrıca böyle bir