Türkcə Mətn
40; Şehristânî, el-Milel ve’n-nihal, I, 62; İbnü’l-Murtaza, Ahmed b. Yahya, Tabakâtu’l-Mu‘tezile, Beyrut 1961, s. 3. Vâsıl b. Ata’nın konu ile ilgili görüşleri için ayrıca bkz. Hayyât, el-İntisâr, s. 237. Bu terimin ilk kez her ikisi de 110/728 yılında vefât eden Hasan el-Basrî (bkz. Yavuz, Y. Şevki, Ehl-i Sünnet -Ehl-i Bid‘at Kavramları, İstanbul 1995, s. 7) veya Muhammed b. Sîrîn (bkz. Müslim, Mukaddime, I, 15) tarafından kullanıldığı ifade edilmektedir. Bu konuda geniş bilgi ve isimler için bkz. Ebû Hanîfe, Risâletün ilâ ‘Osmân elBettî (İmâm-ı Azam’ın Beş Eseri içinde, der. ve çev. Mustafa Öz), İstanbul 1992, s. 82, 83. Hz. Ali ile Hâricîler arasında vaad ve vaîd konusundaki tartışmalar i