Türkcə Mətn
kıh usûlü eserlerinde yer almaya başlamasının tıpkı diğer dini ilimlerde olduğu gibi bu ilmin de tarihi süreç içerisindeki koşullara bağlı gelişimiyle doğrudan ilişkili olduğu söylenebilir. Örneğin usûl konularıyla kelâm ilke ve mezhepleri arasında ilgi kurma özelliğiyle öne çıkan mütekellimîn metoduna göre yazılmış fıkıh usulü eserlerine bakıldığında, bunların kaleme alınmasındaki en önemli etkenlerden birinin, o dönemde İslâm ilim çevrelerinin hâkim çoğunluğunu oluşturan ehl-i sünnet tarafından Mu‘tezile’nin sapkın bir ekol sayılarak dışlanması, Sünnî ilkelerin büyük ölçüde tesbit edilmesi ve buna bağlı olarak birçoğu kelâm ilkeleriyle yakından alâkalı olan fıkıh usulü ilkelerinin gözden g